← Ana Sayfaya Dön

Gece

Gece - Fotoğraf 1
Gece - Fotoğraf 2

Annesi beyaz, babası beyaz. Kendisi ile beraber doğan üç kardeşi bembeyaz. Fotoğraflarda çipil çipil gözleri ve şapşal duruşuyla özel, kapkara tüylerinin içindeki sarı, beyaz tüylerle anne, baba ve üç kardeşinden ayrılan, herkesin güzelliğini bir anda fark edemediği şapşik bir tüy yumağı. Kaderin bizi özel bir şekilde birleştirdiği sevgili enisim, Gece’m ya da bir başka ismiyle Leylî.

Koca göz bebekleriyle yüreğime dişlerimi tahrik eden oklar fırlatan, istemeden oluşturduğu sevgi selinin hışmından köşe köşe kaçan Gece’m. Bir buçuk yıldan biraz fazla süre önce ilk tanıştığımızda avucuma sığar, yatağımın altına bir hamle ile girerdin. Zira ilk geldiğinde sığındığın ilk yerdi yatağımın karanlık tarafı. Merakın korkuna galebe etmiş olsa gerek, kısa bir süre sonra ev sakinleri ile tek tek tanışıp, tüm evi selamlarcasına her yeri didik didik etmiştin. Bir kişilik yatağı bölüşüp gecelerimizi paylaşmaya başlamıştık. Henüz minnak bir canavarcık olduğundan hareketsizliğe yemin etmiş bir askerden farksız uykumla geçen günleri tepemde beni ezercesine uyuduğun günler takip etse de ben senden çoktan razı olmuştum. Böylece zaman akıp geçti.

Zamanın sillesiyle büyüyüp etli butlu, kocaman, akıllı gibi görünen bir dişi olsan da hala o saftirik ruhunu taşıyorsun. Taşımaya da devam edeceksin, biliyorum. Senin için hiç farklı bir gün olmasa da bugün iki yaşına bastın. Fazlaca yaş mama verdiğimden anlamalısın bunu. Bazen büyüyen gözlerinle söylediklerimi anladığını düşünsem de öne ve arkaya hareket eden o kulakların ele verdi şapşallığını her defasında. Gerçi sözlerimden bir şey anlamasan da halimden her zaman anlayan bir canavarcık oldun. Kısa bir sürede benimle birlikte çok şeye şahit oldun. Şen şakrak günlerime de, gözlerimin yaşlarını tutamadığı günlere de. Şen şakrak olduğum günler seni çok fazla sıkıştırdığımdan olsa gerek, kaçacak köşe bulmakta üstüne yoktu. Yatağımın altına kilolarından dolayı artık bir çırpıda giremiyor olsan da hala yeterince hızlı olduğunu kabul ediyorum. Gözlerimin duvarlarına engel olamadığı o günlerde ise hiç olmadığı kadar yanımda oldun. Hiç kaçmadın, bilhassa yanıma kıvrılıp, gözlerimin içine bakıp, seni anlıyorum dercesine küçük bir "meow" ile karşılık verdin. Seni özel yapan şeyler sadece tüylerinin rengi ve gözlerin değildi. Kalbimin hizasını bulmaya çalıştığı günlerde uyumaya alıştığın yeri terk edip göğüs kafesimin üstünde uyduğun o geceydi seni özel kılan. Geceler hep dostum oldu, ay ışığı ve yıldızlar ile yolumu bulmaya çalıştım. Sen de benim en iyi dostum oldun, Gece’m. İsmini fazlasıyla hak ettin bence. Sadece yaş bir mama ile yetinmek yerine güzel bir yazı yazmak istedim senin için. 13 Nisan 2023’te doğdun, bugün iki yaşındasın. İyi ki doğdun, Gece!

Sevdiğimizi söyleyemeden ayrılıyoruz dünyadan hâlbuki sevdiğimizi söylemek için gelmiştik. Bir ağacın karşına geçip, "Seni seviyorum," demek için (…) Duvarın üzerinde parlayan fosforlu gözlerin sahibi durur mu, o da bekliyor sevdiğimizi söylememizi. Bir kediye, "Seni seviyorum!" demişti Ebu Hureyre omzuna alarak. Sevilmeyenin omuzlarda ne işi var! O halde seni seviyorum Tekir! (Bisiklet Dersleri, A. Ali Ural)

Ben de seni seviyorum Gece. Işığıma herkes koştu ama karanlığımdan bir sen kaçmadın. İyi ki varsın, Gece!